PEŞİN FİYATINA 3 TAKSİT
1000₺ ÜZERİNE ÜCRETSİZ KARGO
PEŞİN FİYATINA 3 TAKSİT
1000₺ ÜZERİNE ÜCRETSİZ KARGO
"Doğal", "Sürdürülebilir" ve "Organik" Karmaşasını çözüyoruz. Bebeğiniz İçin Gerçekten En İyisi Hangisi?

"Doğal", "Sürdürülebilir" ve "Organik" Karmaşasını çözüyoruz. Bebeğiniz İçin Gerçekten En İyisi Hangisi?

Doğal mı? Sürdürülebilir mi? Organik mi? Hangisini almalıyız?

Bebeğimiz için alışveriş yapmak, o minicik tulumları, pastel tonlardaki rengarenk zıbınları seçmek şüphesiz ebeveynlik serüvenimizin en keyifli, en heyecanlı anlarından bir tanesi. (Ya da dede/anneanne/babaanne olmanın mutluluğu😊)

Mağaza raflarında gezinirken ya da online sitelerde ürünleri incelerken gözümüzü kamaştıran o şirin tasarımların yanı sıra, etiketlerde hep o "sihirli" ve iç rahatlatıcı kelimeleri arıyoruz:

"Doğal", "Sürdürülebilir", "Çevre Dostu", "%100 Pamuk", "Organik"...

Kavramlar ne çok birbirine benziyor değil mi? Sizi olabildiğince aydınlatmaya çalışacağız.
Kavramlar ne çok birbirine benziyor değil mi? Sizi olabildiğince aydınlatmaya çalışacağız.

Peki ama, bir anne, baba veya akraba olarak doğacak bebeğin o sünger gibi emici, narin tenine değecek bu ürünleri seçerken, pazarlama dünyasının bize sunduğu bu kelimelerin tam olarak ne anlama geldiğini biliyor muyuz? Daha önceki Bebek Kıyafetlerinde Görünmeyen Tehlikeler başlıklı yazımızda kimyasalların giysilerde nasıl saklanabileceğinden bahsetmiştik. Şimdi de işin etiket okuma ve doğru ürünü seçme kısmına odaklanacağız.

Günümüzde "yeşil aklama" (greenwashing) dediğimiz, aslında çok da masum olmayan ürünlerin sadece süslü kelimelerle pazarlandığı bir kavramı çokça yaşıyoruz.

Gelin, 40 yıl deneyimli bir tekstil mühendisi ve çocuğu için en iyisini istemiş bir anne olarak sıkça karşılaştığım sorular içinden üç tanesi ve çözüm aşaması ile bu kavram/etiket karmaşasını beraberce çözelim.

1. Her "%100 Pamuk" ürün kesinlikle sağlıklı ve organik midir?

Maalesef, annelerin alışveriş yaparken en sık düştüğü ve en masum yanılgı budur.

Kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilgiyle, "Pamuk doğaldır, nefes alır, o halde bebeğim için en sağlıklısıdır" diye düşünürüz. Evet, pamuk doğada yetişen harika bir liftir, ancak işin içine endüstriyel pamuk yetiştiriciliği girdiğinden beri bu durum epeyce değişti.

Çarpıcı bir istatistik vereyim: Konvansiyonel pamuk tarımı, dünyadaki tarım alanlarının sadece %2,5'ini kaplamasına rağmen, tüm dünyada satılan tarımsal böcek ilaçlarının (pestisitlerin) yaklaşık %16'sını tek başına tüketiyor. Üstelik sorun sadece tarlada bitmiyor. Yoğun ilaç kullanımı ve kimyasal gübre kullanılarak büyümüş pamuklar toplanıp, iplik ve ardından kumaş haline getirilir. Ve işin en önemli aşamasına gelmiş olur, boyama işlemi. Kumaşlar boyahanelerde boya kimyasalları, kumaşı parlak veya yumuşak hissettiren, su geçirmezlik veya kırışmazlık sağlayan çeşitli kimyasallarla (aprelerle) defalarca işlem görür.

Doğadan bir pamuk kozası. Ne kadar masum ve güzel... 
Doğadan bir pamuk kozası. Ne kadar masum ve güzel... 

Yani elinize aldığınız bir zıbının etiketinde "%100 Pamuk" yazması, o ürünün sadece hammaddesini söyler; tarladan mağazaya gelene kadar maruz kaldığı ağır kimyasallardan arınmış olduğu anlamına gelmez.

OKEKO-TEX 100 standardı son zamanlarda epeyce bilinir hale geldi, bu standart da ağır metal ve zararlı kimyasal kullanmadan kumaş boyanmasını garanti etmek izere hazırlanmıştır ve çok önemlidir. Ama, öncesi ve sonrasını GOTS kadar takip etmemektedir. (Not: GOTS onaylı kumaşlar otomatik olarak OEKO-TEX 100 standardını karşılarlar.)

Organik pamuk ise yetiştirmesinde ve saklanmasında GDO’lu tohum, ağır kimyasal ilaçlar, ağır kimyasal gübreler kullanılmamış güvenli pamuktur. Organik ürün ise, Sonrasındaki depolama, iplik, kumaş, boya, baskı ve dikim aşamalarında yine zararlı kimyasallardan uzak tutularak; çevreyi de koruyan bir üretim zincirinde, etik-insani değerleri gözeterek imal edilmiş "sertifikalı" üründür.

Bloğumuzda organik üretim hakkında çok sayıda yazımız var. Arzu ederseniz bu yazımızdan veya bu diğer yazıdan veya bu yazımızdan detayları okuyabilirsiniz.

2. Peki etiketlerdeki havalı "Doğal" (Naturel) kelimesi ne anlama geliyor?

"Doğal" kelimesi, maalesef ki perakende satış sektöründe hiçbir yasal bağlayıcılığı ve denetimi olmayan, genellikle pazarlama (marketing) amacıyla kullanılan çok açık uçlu bir terimdir.

Teknik olarak bu ifadenin doğada yetişmiş, suni olmayan ürünleri göstermesi gerekir... Pamuk, Keten, Yün, Kenevir veya İpek gibi hammaddeler "Doğal" kategorisine girerler. Ama pazardaki anlatım her zaman öyle olmaz.

Örneğin, son yıllarda bebek giyiminde çok popüler olan "Bambu" kumaşları ele alalım. Etiketinde "Doğal Bambu" yazar ve dokunduğunuzda ipek gibi yumuşacıktır. Ve evet, bambu bitkisi doğada kendiliğinden ve çok hızlı büyüyen harika bir bitki. Ancak sert bir odun olan bambu gövdesinin o ipeksi kumaşa (bambu viskonuna) dönüşmesi için fabrikalarda sodyum hidroksit ve karbon disülfür gibi son derece ağır ve toksik asit banyolarında eritilmesi gerekir. Bambu ağaç parçaları eritilip hamur haline getirilir ve bu hamur ardından spagetti makarna yapılır gibi, ama çok ince deliklerden çekilerek elyaf elde edilir.

Bu resimdeki devasa sistem odundan Bambu veya başka isimde viskon lifi üretmek için kuruluyor...
Bu resimdeki devasa sistem odundan Bambu veya başka isimde viskon lifi üretmek için kuruluyor...

Yani kaynağı "doğal" olsa da, bebeğinizin tenine değen o viskon kumaşı elde etme süreci ağır bir kimyasal reaksiyon ile başlar.

Kısacası, bir ürünün "doğada bulunan" bir hammaddeden üretildiğini söylemek, onun bebeğinizin cildi için saf ve tehlikesiz olduğu konusunda size hiçbir bilimsel garanti vermez.

3. Son yıllarda çok gördüğümüz "Sürdürülebilir" (Sustainable) giysi tam olarak nedir?

Sürdürülebilirlik, Dünyamızın ve çocuklarımızın/torunlarımızın geleceği için desteklememiz gereken harika bir vizyondur!

Bu kavram, Dünyamızın kısıtlı kaynaklarını (suyu ve enerjiyi) fütursuzca tüketmeden, karbon ayak izini küçülterek ve çevreyi yok etmeden üretim yapmayı anlatır. Bu nedenle üzerinde biraz daha fazla duracağız, yani size daha fazla bilgi aktarmaya çalışacağım.

Örneğin; okyanuslardan toplanan pet şişelerin temizlenip, tekrar eritilip geri kazanımı ile elde edilen "recycled polyester" ipliklerle bir çocuk montu yapmak "sürdürülebilir" bir yaklaşımdır. Çünkü hem 450! yılda yok olabilecek plastik çöpleri geri kazanılarak doğa korunmuş, hem de yeni petrol türevi hammadde ihtiyacı azaltılmıştır. Ya da, bir kumaşı boyarken %50 daha az su harcayan teknolojiler kullanmak sürdürülebilirliktir.

Bu geri kazanımda iki yol vardır. "Pre-Consumer" ve "Post-Consumer" dönüşüm.

Kısaca "Pre-Consumer" geri kazanım; Bizler gibi üreticilerin kesim artıkları, hatalı kumaşlar gibi kullanılmamış kumaşlardan tasniflenerek işlenip geri kazanılan elyaf demektir. Yani daha malzeme kumaş halindeyken geri kazanılır.

"Post-Consumer" kazanım ise, ömrünü doldurmuş, atık ürünlerden geri kazanımdır. Yukarıdaki pet şişe örneği veya okyanuslardaki balık ağları gibi. Bu yöntemde farklı ürünler, karışımlar, renkler vb. söz konusu olduğu için kazanım biraz daha zor, bu nedenle de genelde kaba hammadde veya kalın elyaf halinde kazanım olur.

Bu konuda sektördeki en önemli yenilik ise, pamuk elyafının giysi üretmek için yeniden kazanımıdır. Yeni teknolojilerle son 4-5 yıldır "Pre-Consumer" pamuk atıklarından geri kazanım sayesinde, orijinal (kullanılmamış) elyafa yakın sonuçlar elde edilebiliyor.

"Pre Consumer" yani kullanılmamış, çöp olmayan pamuk atıkların geri dönüşümü örneği.

Bana sorarsanız, Geri kazanılmış pamuk, önümüzdeki yılların vazgeçilmezi olacaktır. Çünkü pamuk yetiştiriciliği "kıymetli tarım arazileri" ve "çok kıymetli SU" kullanımı gibi iki hayati kıt kaynağı aşırı şekilde kullanıyor. 

Sizi sıkmamak için daha fazla detaya girmeden, bizim 2022 yılında geri kazanılmış pamuktan ürünler için özel bir marka tescil ettirdiğimizi ve bu malzemelerle koleksiyonlar yapmaya başladığımızı söylersem, bu konuya ne kada önem verdiğimizi sanırım anlatabilirim…

Sürdürülebilirliğe devam edelim; bu konuda çok kritik bir detay var, lütfen dikkat!

Sürdürülebilir bir ürün doğayı ve gezegeni korurken, bebeğinizin hassas, atopik dermatite (egzamaya) eğilimli narin cildi için "dost" olmak zorunda değildir.

Örneğin, geri dönüştürülmüş plastik şişelerden üretilmiş "sürdürülebilir" bir kumaşı, yeni doğmuş bebeğin terleyen cildine doğrudan temas ettirmeli miyiz? Tabii ki hayır.

Özetle, bu tür geri dönüştürülmüş malzemeden ürünler kullanılabilir, ama daha çok çocukluğun ilerleyen yaşlarında ve genellikle dış giysilerde kullanılmalıdır.

Peki, "Organik" Ürün Gerçek Çözüm müdür? Ondan nasıl emin olabiliriz?

Ve işte çözüm önerimize geldik.

Bebeğimizin sağlığı için sığınabileceğimiz en güvenilir, en şeffaf liman burasıdır! Yukarıda yazdığım gibi, gerçek organik ürün, sadece bir pazarlama kelimesi değil, tarladan evinize kadar uzanan katı kurallar bütünü sonunda ortaya çıkmış bir üründür.

Organik pamuk serüveni, genetiği değiştirilmemiş (GDO'suz) tohumların toprağa ekilmesiyle başlar. Suni gübre ve zehirli böcek ilacı (pestisit) kullanılmadan büyütülmesi ile devam eder. Hasat edilen saf pamuk elyafı iplik yapılırken, kumaş örülürken (veya dokunurken) ve ardından boyanırken sadece kontrol edilmiş/onaylanmış kimyasallar ile karşı karşıya gelir.

En önemli aşama olan boyamada ise, ağır metal içermeyen, su bazlı, katı kurallara tabi olarak üretilmiş ve bu sayede "sertifika almış" çevre dostu boyalar ve apre malzemeleri kullanılır.

En önemli ve çok kullanılan ağır metaller. Sertifikalı Organik ürünler bu ağır metalleri barındırmaz...
En önemli ve çok kullanılan ağır metaller. Sertifikalı Organik ürünler bu ağır metalleri barındırmaz...

Blog sayfalarımızda yer alan, Sertifikalı Organik Pamuk Nedir? yazımızda da belirttiğimiz gibi, bu sürecin en öenmli kanıtı GOTS (Global Organic Textile Standard) sertifikasıdır. Bu sertifika kolay alınamaz ve şirketin her yıl mutlaka yeniden denetimden geçirilerek yenilenmesi gerekir. Yenilenmeyen sertifika işlevsizdir, o şirket artık ürettiği ürün ne olursa olsun GOTS onayı alamaz.

Bir giysinin etiketinde GOTS logosu olabilmesi için üretim sürecindeki her aşamanın mutlaka 3. Parti gözetim kuruluşları tarafından onaylanmış; Ve üretim sürecinin hiçbir şekilde kesintiye uğramamış (yani sertifikası olmayan bir yerde işlem görmemiş) olması kesinlikle şarttır. Bu tüm yolculuk katı kurallarla ve dünya çapında ortak bir bilgisayar veritabanı ile kontrol edilir.

Bir üründe veya markada GOTS logosunu görüyorsanız, bu sadece kumaşın organik olduğunu değil; o kumaşı kesip/diken işçinin de adil şartlarda çalıştığını, süreçteki hiçbir fabrikadan doğaya zehirli atık su bırakılmadığını ve o ürünün bebeğinizin sağlığına zarar verecek hiçbir gizli kimyasal taşımadığını uluslararası bağımsız denetçilerin garanti ettiği anlamına gelir.

Gerçek bir organik ürün etiketi. GOTS logosu var, kimin tarafından onaylandığı ve üretici lisans numarası yazıyor, içerik de açık şekilde belirtiliyor. 
Gerçek bir organik ürün etiketi. GOTS logosu var, kimin tarafından onaylandığı ve üretici lisans numarası yazıyor, içerik de açık şekilde belirtiliyor. 

Yani siz de bu şekilde üretilmiş bir ürünü güvenle alıp bebeğinize giydirebilirsiniz. (tabii ki kullanım öncesi temizlik şartlarını sağlayarak)

Peki, ya etikette Sadece “Organik Pamuk” yazıyorsa?

Eğer etikette "sadece %100 organik pamuk" veya "%50 organik pamuk" veya "%90 pamuk+%10 organik pamuk" gibi yazılar yazıyor ama etikette GOTS logosu yok ise, tabii ki bu da bir faydadır.

Ama durum büyük ihtimalle hayal ettiğiniz (beklediğiniz) gibi olmayabilir.

Evet, organik pamuk veya organik iplik kullanılmış, hatta organik kumaş dahi kullanılmış olabilir. (dikkat! Olabilir diyoruz) Ama kesinlikle bir aşamada eksiklik veya sertifikası olmayan bir işlem vardır.

Belki de ürün sadece %100 pamuk, ama "OEKO-TEX 100" standardında üretilmiş kumaştan bir giysidir. OEKO-TEX 100 standardı da çok önemlidir, kumaşın boyanmasında ağır metaller, zararlı kimyasallar kullanılmadığını garanti eder. Ancak bu durumun da giysinin etiketi üzerinde belirtilmiş olması çok önemlidir. 

Yani, Logosuz organik etiketi, veya sadece %100 Pamuk içerikli etiket durumlarında, etiket içeriği ile birlikte markanın hikayesine, üreticisine de bakmak çok faydalı olur, size doğru fikir verir.

Bir anne/ebeveyn olarak alışverişte en pratik kuralımız ne olmalı?

Öncelikle etiket okuyucusu olun. Yukarıda yazdığımız gibi, lütfen ürünün sadece rengine, desenine değil, içindeki etikette yazan içerik bilgisine mutlaka bakın. Markayı mutlaka web sitesinden araştırın.

Her ailenin bütçesi ve imkanları farklıdır, bunu çok iyi biliyorum. Çocuğunuzun tüm gardırobunu bir anda baştan aşağı Organik yapmak zorunda da değilsiniz.

Ancak tekstil mühendisi bir anne olarak size tavsiyem, "Soğan Zarı Kuralı"nı (yani katmanlı giyim kuralını) uygulamanızdır.

Bebeğinizin cildine doğrudan ve 24 saat temas eden en iç katmanlarda (iç çamaşırı, zıbın, body, tulum, pijama takımları, bebek battaniyesi) imkanlarınız elverdiğince GOTS sertifikalı %100 organik pamuk ürünlerden seçin. Böylece, Bebeğinizin cildi ile dış dünya arasında organik, sağlıklı, nefes alan ve asgari kimyasal içeren bir bariyer kurun.

(Özellikle yenidoğan bebekler en hassas durumda olduğu için, bu konuda ülkemizde tek patentli ürün grubu olan, bebeği koruyan "kimyasalsız" bir yaklaşıma sahip Ozmoz Clean&Safe koleksiyonumuz iyi bir tercih olabilir😊 Eğer bu ürünler ile ilgili detaylı bilgi isterseniz yazımızdan okuyabilirsiniz.)

Dış katmanlarda ise (yelek, kazak, mont, yağmurluk veya ayakkabı gibi) tenle doğrudan temas etmediği için konvansiyonel, sürdürülebilir veya geri dönüştürülmüş ürünlere yönelebilirsiniz. Bunlarda da yine yüksek riskli (azo vb) malzemelerin kullanılmamış olmasını araştırmanızı şiddetle öneririm. Mümkün olduğunca Türkiye'de üretilmiş ürünleri seçmeniz, birçok durumda daha az risk almanız anlamına gelir. 

Böylece bütçenizi akıllıca yönetmiş olacaksınız.  

Ve maalesef ki ayrım için en önemli kriteriniz fiyat olacaktır. Fiyatın ne kadar ayırdedici olduğu şöyle bir örnek ile anlatılabilir: Bizim hammadde piyasamızda metresi 2 USD olan ithal kumaş da var, aynı tip kumaşın metresi 5.5 EURO olan Türk malı sertifikalı hali de var. 

Bir de üzerine, (herhangi bir markayı kastetmeden) merdiven altı üretim ile, sürekli kontrol altında ve insan/çalışan haklarının tam sağlandığı sertifikalı üretimin fiili maliyet farkını düşünürsek, ne demek istediğim kolayca anlaşılacaktır. Doğru hammadde kullanılıp, etik çalışma ile üretilen giysiler, diğerlerine göre en az %50-60 daha pahalı olmakta.

Son Söz

Ebeveynlik, çocuklarımız için sürekli bir "elek" olma hali.

Anne/baba olarak onların ihtiyacı olan gıdayı, oyuncağı ve giysiyi kendi bilgi süzgecimizden geçirerek temin ederiz. Bu yazımızda da size o elek için kriterler sağlamaya, işinizi biraz daha kolaylaştırmaya çalıştık.

Ozmoz ailesi olarak, 40 yılı aşan sektörel deneyim ve 30 yıllık organik üretim deneyiminden edindiğimiz tecrübeler ve ekibimizdeki annelerin de katkıları ile bu eleğinizin güvenilir bir parçası olmayı hedefliyoruz.

Markamızı geliştirirken "Kendi çocuğumuza ya da torunumuza giydirmeyeceğimiz hiçbir şeyi üretmeyiz ve satmayız" felsefesiyle yola çıktık. Çünkü biliyoruz ki etiketlerdeki kelimeler ne kadar kafa karıştırıcı olursa olsun, bir annenin içgüdüsü her zaman doğruyu bulur.

Yavrularımızın sağlığını şansa bırakmadığımız; şeffaf, güvenli ve gerçekten organik bir gelecekte buluşmak dileğiyle...

Sevgiyle ve sağlıkla kalın,

Mukadder Özden, Anne ve Tekstil Mühendisi

Kaynakça ve İleri Okuma

  • GOTS Official: Why GOTS? (Neden Global Organik Tekstil Standardı ve Bağımsız Denetimin Önemi) - https://global-standard.org/
  • Textile Exchange: Organic Cotton Market Report (Organik Pamuk ve Konvansiyonel Pamuk Kullanım İstatistikleri Farkları) - https://textileexchange.org/
  • Dünya Sağlık Örgütü (WHO) / FAO:Pesticide Residues in Food and Environment (Tarım İlaçlarının Çevresel Etkileri) - https://www.who.int/
Paylaş: