Çocuğunuzun sanki biyonik bir kulağı varmış gibi sizin "özel" konuşmalarınızın her kelimesini duyduğunu; Ama gerçekten dinlemesi gerektiğinde sanki işitme duyularını kapatmış gibi davrandığını fark ettiniz mi?
O zaman bu yazımız size epeyce yardımcı olacak...

Uzmanlar, çocukların 6 aydan itibaren kulaklarının (bir kalıtsal rahatsızlık vb dışında) gayet iyi çalıştığını, hatta duyma eyleminin görme/anlama eyleminden önce başladığını belirtiyorlar. Ancak özellikle okul çağına gelen çocukların okul ve ev süreçlerinde dikkatlerini dış konulara vermekten yorulduklarını ve bazen kendi içlerine dönüp, başkalarıyla ilgilenmemeye karar verdiklerini de ekliyorlar.
Küçük çocuklar genellikle bir şeyler söyleyen ebeveynlerini görmezden gelseler de, mesajlarınızı iletme şeklinizi uyarlayarak, onları dinlemeye ikna etmenin yolları mevcut.
Bu yazımızda, uzman görüşleri çerçevesinde çocuğunuzun sessiz bariyerini kırmak için uygulanabilir öneriler sunmaya çalışacağız.
Gelişmekte olan çocuk beyni, kısıtlı miktarda girdiyi işleyebilir. Aynı anda çok sayıda girdi vermek, bunların ilk 1-2 tanesinden sonrasının unutulması ve dolayısı ile sizin de öfkelenmeniz veya etkisiz hissetmeniz dışında bir sonuç doğurmaz.
Uzm Dr. Gökçe Küçükyazıcı “Yaşa uygun mantıksal sonuçlar için düzenleme yapın. Çocukların ne yapmaya ve ne yapmamaya hazır olduğunu, anlayıp anlamadığını kontrol edin.” Diyor.
Örneğin; “Çizgi film bitince televizyonu kapat, odana git, üstünü değiştir, çıkardıklarını kaldır, banyoya geç, dişlerini fırçala, tuvaletini yap, sonra da yat; Kitap okumak için ben de yanına geleceğim.” Dediniz.
Süper Türkçe!
Ama, ikinciden sonrasının aklında kalmayacağı kesin, tam 7 eylemli bir cümle oldu😊
Aynı şekilde, belirsiz konuşmak da sizin beklemediğiniz sonuçlara yol açar. Örneğin “Yatmaya hazırlan” dediniz; çocuğunuz kafasına göre bir şeyler yapıp, büyük ihtimalle sizi sinirlendirecektir.
Ebeveyn eğitmeni Doreen Miller, böyle durumlarda görev veya işleri bölerek aktarın diyor.
Yukarıdaki örneği devam ettirirsek, “Çizgi film bittiğinde Televizyonu kapat ve odana geçip yatmaya hazırlan lütfen.” Şeklinde başlayın.
Televizyon kapanıp odaya geçerken, “Teşekkürler canım, şimdi kıyafetlerimizi çıkartıp pijamalarımızı giyelim; sonra da banyoya atlamak mı, yoksa zıplamak mı istersin?” şeklinde bildirimlere devam edebilirsiniz.
Yukarıda da belirttik; Belirsiz, dolambaçlı anlatımlar küçük çocuklara pek uygun değildir.
Yetişkinler arasında bu çok popüler olabilir ama, Çocuğunuza bir konuyu etrafında dolaşarak ve detaylıca tariflediğinizde, büyük ihtimalle ilgisini ve yapması gerekeni kaybedecektir.
Kısa, doğrudan ifadeler bu yüzden daha iyidir.
Örneğin “Canım, birazdan parkta Ahmet ve annesi ile buluşacağız, sen de oyuncaklara tırmanmak veya koşmak istersin, bu nedenle evden çıkmadan sandaletlerini çıkart, ayakkabını giy.” Dediniz. Karşınızda sadece gözlerinde parka gitme ışıltısı olan ama başka bir şeyi duymamış bir çocuk olması kuvvetle muhtemel…
Bunun yerine “Canım, haydi spor ayakkabılarını giy, parka oynamaya gidiyoruz.” Şeklinde öz ve yapması gerekeni doğrudan ifade eden bir cümle çok daha iyidir.
Çocuğunuz, yalnızca ses ile değil, vücut dili ile de etkileşime girerseniz sizi daha iyi dinler/anlar. Görsel yaklaşım ve dokunsal yaklaşımın bir kombinasyonunu kullanmak, söylediklerinize daha iyi odaklanmasına yardımcı olabilir. Örneğin, ellerinizi omzuna koyarken onunla doğrudan göz teması kurmak gibi.

Bu şekilde kombine bir ifade tarzı, çocukların istedikleri zaman sizin söylediklerinizi duymazdan gelmesinin önüne geçer.
Örneğin başka bir odadan seslenerek “Televizyon izlerken abur cubur yemek yok” dediniz. Biraz sonra baktığınızda onu elinde patates cipsi ile televizyon izlerken gördüğünüzde kolayca “Ama seni duymadım anne!” demesi mümkündür.
Bu ifade biraz orta yaş üzeri için oldu sanırım😊
Eskiden evlerde plak çalan pikap cihazları vardı, eğer plaklar bozulmuş/çizilmiş ise, bir noktadan atlama yapar, tekrar tekrar aynı yeri çalarlardı…
Eğer siz de kendinizi aynı şeyleri sürekli tekrarlıyormuş gibi hissediyorsanız, bir durup düşünün. Çocuğunuz bir şeyi yapmak için sizin onu 4-5 kez söylemenizi beklemeye şartlanmış olabilir. Böyle bir durumda söyledikleriniz bir gürültüden başka bir anlama gelmiyor demektir.
Ama okul öğretmeni aynı konuyu 4-5 kez tekrarlamıyor, peki neden siz öyle yapasınız?
Bunun yolu, çocuğunuz eylemlerinin açık ve uygulanan sonuçları olduğunu anlamasıdır.
Böylece kendisinden istenen işi yapmaya daha kolay razı olur. Bir konuda örneğin ikiden fazla talimat/bildirim vermeyin; onun eylemini takip edin ve eğer bu bildirim/talimata uygun davranmıyorsa makul bir yaptırım uygulayın.

Bir uygulama örneği şöyle olabilir: Çocuğunuz arabaları ile oynuyordu ve odasını dağınık bırakarak televizyon izlemeye geldi. “Canım, önce odana git, arabalarını oyuncak kutusuna koy.” Şeklinde bir talimat verdiniz; ama sizi dinlemeyeceğini farkettiniz. Ona eğer bu görevi yerine getirmezse günün geri kalanında veya ertesi gün arabaları ile oynayamayacağı şeklinde uyarıda bulunun. Eğer yine de duymazdan gelirse, bu uyarınızı gerçekleştirin. Arabaları ile söylediğiniz süre kadar oynamasına izin vermeyin.
Eğer çocuğunuz uyarıdan sonra dediğinizi yerine getirirse, onları sıcak ve sevecen şekilde onaylayın, takdir edin. “Annene/Babana yardımcı olduğun için teşekkür ederim” şeklinde bir ifade, (Eğer bu sözler beden dilinizle de pekişirse çok iyi olur) onun ileride sözlerinize/bildirimlerinize karşı daha dikkatli olmasını sağlayacaktır.
Dr. Küçükyazıcı, onaylamayı da çocuğa göre yapmamızı öneriyor: "İşitsel tercihi olan çocuklar için onlara bol bol sözel teşvik ve takdir verin. Görsel odaklı olanlar için takdir notları bırakın."
Tabii ki bu eylemlerde (ceza veya taktir) tutarlı, sürekli olmayı ihmal etmeyin. Bu, çocuğun kişilik gelişimi için de çok önemlidir. Yine Dr. Küçükyazıcı'nın sözleri ile bu maddeyi noktalayalım: " Çocuklarınızın taahhütlerini yerine getireceğine güvenebilecekleri bir kişi olun. Ebeveyn olarak sizin sürekli olarak güvenilir olma sorumluluğunuz var."
Çocuğunuza gününün önemli bir bölümünde bir şeyler söylüyorsunuz ve bu muhtemelen onlar için yorucu olmakta. O küçük kulakların biraz da eğlenceye odaklanması gerekir. Çocuğunuzun dinleme becerilerini, çeşitli işitsel deneyimlere maruz bırakarak geliştirmeyi deneyebilirsiniz.
Örneğin, birlikte yürüyüşe çıkın ve kuşlar veya böcekler gibi doğa seslerini, ağaçlardaki rüzgârı ve çimlerin çıtırtısını dinleyin. İpek Atik, "Doğa keşif doludur. Her gittiğinizde farklı birçok şeyle karşılaşabilirsiniz. Keşfetmek için en ideal yerdir ve merak duygusunu tetikler. Merak duygusu ise öğreticidir. Merak eden çocuk araştırır, öğrenmeye çaba sarf eder ve dener. Denemek ise, başarmak için atılan en önemli adımlardan biridir." diyor.
Ya da evde birlikte çocuk dostu melodilerle eğlenin ve şarkı sözlerinin ardındaki anlamı konuşun, özellkle de onun fikirlerini dinleyin.
Haber izlerken veya kankanızla mesajlaşırken aynı zamanda çocuğunuzu dinleyebildiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak çocuğunuzun gördüğü şey, ebeveyninin onu yarım yamalak dinlediği, bazen de baştan savma cevaplar verdiğidir. (Bedeniniz orada ama aklınız başka yerdeyse bunu şaşırtıcı şekilde kolay anlarlar, sakın onları küçümsemeyin)
Ve eğer siz ona dikkat etmiyorsanız (özen göstermiyorsanız), o neden dikkat etsin? Bilimsel olarak da, Dr. Mary Renck Jalongo, araştırmasında "Okul öncesi yaştaki çocukların yetişkinlerin konuşmalara tam olarak katılmadıklarını kolayca fark ettiğini" belirtiyor.
Elbette, çocuğunuzun söylediği her cümle bir “son dakika haberi” değildir. Yine de, bir seferde bir iletişim biçimine odaklanmaya çalışın. Örneğin, Mutfakta onunla sohbet ederken akşam yemeği hazırlayabilirsiniz. Ancak, birinci sınıfa giden çocuğunuz size okul gününü anlatmaya çalışırken televizyon izlememeli, internette gezinmemeli veya arkadaş grubu ile mesajlaşmamalısınız.

Uzm. Dr Ertuğrul Güler, “Anne babasının kendisini dinlediğini gören çocuk önce, kendisine değer ve önem verildiğini, kabul edildiğini, buna bağlı olarak da sevildiğini düşünür. Aynı zamanda çocuk duygularını ifade etme olanağı bulduğundan ‘anlaşıldım’ duygusunu yaşar ve rahatlar. Bu durum çocuğun hem benlik saygısının artmasına hem de kendisini dinleyen kişiye yakınlık duymasına neden olur." diyor.
Çocuğunuzla iletişimin temel amacı “sözünüzü dinletmek” ya da “otoriteyi göstermek” değildir. Ona doğruları öğretmek/aktarmak ana faktör olmalıdır.
Bu nedenle karşılıklı iletişim kurmak, onun duygularını da dikkate alarak talimatları/bildirimleri aktarmak ve en önemlisi kararlı/tutarlı olmak başarının anahtarıdır.
Konuşma dilinizi çocuğa göre basitleştirmek kısa ve anlaşılır cümleler kurmak çok faydalı bir yaklaşım olacaktır.
Çocuğunuzun sizin bir yansımanız olduğunu unutmayın, küçük yaşlarda ona göstereceğiniz yaklaşım, ileride kişiliğinin gelişmesinde önemli bir faktör olacaktır.
Örneğin, biz de Ozmoz'da ürünlerimizin tanıtım çekimlerini yaparken, minik ziyaretçilerimizi o telaşenin içinde dahi dikkatle dinlemeye çalışıyoruz. Onların ortamın öznesi olduklarını, bizim için kıymetli olduklarını her zaman hissettirmeye çalışıyoruz.
İşte bu keyifli, gülen yüzlü resimler de o zaman ortaya çıkıyor.

Sağlık ve mutluluk ile kalın.
Mukadder Özden, Anne ve Tekstil mühendisi.
Çocukların gelişmekte olan beyni aynı anda kısıtlı miktarda bilgiyi işleyebilir; bu yüzden arka arkaya çok fazla görev verdiğinizde sizi duymazdan gelebilirler. Ayrıca, onlarla konuşurken telefon veya televizyon gibi dikkat dağıtıcılarla ilgileniyorsanız, sizi yarım yamalak dinlediğinizi fark edip onlar da sizi dinlememeye başlar.
İletişim kurarken belirsiz ve dolambaçlı ifadeler yerine kısa, net ve doğrudan cümleler kurmalısınız. Uzaktan seslenmek yerine omuzlarına dokunarak göz teması kurmanız ve görsel ile dokunsal yaklaşımı birleştirmeniz, söylediklerinize odaklanmasını sağlar.
Hayır, bir şeyi sürekli tekrarlamak sözlerinizin etkisini yitirmesine ve söylediklerinizin çocuk için bir gürültüye dönüşmesine yol açar. Talimatı sadece bir veya iki kez vermeli, yerine getirmediği takdirde önceden bildirdiğiniz makul bir yaptırımı tutarlı şekilde uygulamalısınız.
1) Dr.Gökçe Küçükyazıcı / cocukvegenc.com : Çocukta sorumluluk eğitimi
2) Fiin koleji.com : Etkin dinleme ve çocuk
3) Psk.Dr.Tülay Kök ( tulaykok.com : Beni neden dinlemiyor ki?
4) Parents.com : 6 clever strategies to get kids to listen
5) AntalyaPsikiyatri.com : Söz dinlemeyen çocuklar
6) The education hub / theeducationhub.org.nz : Listenig to children
7) Drertugrulguler.com : Çocuklarınızı dinlemek
8) İpek Atik / kucukfilozoflarkampta.com : Doğada vakit geçirmenin çocuklar için faydaları